15 Eylül 2012 Cumartesi

25. Haftada Gebelik


 
Bebekteki Değişiklikler
Bu haftanın sonunda bebek yaklaşık 700(550-1330) gram ağırlığında olacaktır ve kemiklerin sertleşme süreci devam ediyor ve bebeğinizin boyu da yaklaşık 34 cm olup poposundan başına uzunluğu 22 cm. kadardır. Bunlar bebekten bebeğe ve hamilelikten hamileliğe değişen ölçülerdir. Bebeğin omurga yapıları; 33 omur, 150 eklem ve 1000 bağ- oluşmaya başlamıştır. Akciğerlerdeki kan damarları gelişiyor ve burun delikleri açılmaya başlamıştır. Bu haftanın en önemli olayı bebeğin tat duyusunun büyük ölçüde gelişmiş olmasıdır. Tat duyusu ile birlikte bebeğinin süt dişleri de gelişiyor. Bebeğin incecik tırnakları da dahil tamamen gelişmiş olan elleri artık çevresinde bulunan şeyleri hissedebiliyor olmasıdır. Buna kendi cildi ve hatta göbek kordonu da dâhildir. Bebek artık parmaklarını yumruk yapacak şekilde bükebilmektedir. Ayrıca Bu hafta bebeğinizin diğer tüm bireylerden ayırt edilmesini sağlayan el ve ayak izleri oluşmaya başlayacak. Bunun yanı sıra bebeğin uykuda ve uyanık olduğu zamanları fark edilebilir düzeye gelmiştir. Bebeğin hareketlerini en fazla yatar vaziyette dinlenirken hissedilir. Aynı zamanda bebeğin işitme duyusu da gelişmiştir ve artık annesinin sesini duyabilir.
25. haftada dopler ultrason ya da steteskop ile doktor bebeğin kalp atışlarını rahatlıkla duyabilir. Bebeğin cinsiyeti ile ilgili değişimler tamamlanmış durumdadır. Erkeklerde testisler skrotum (erbezi torbası) içine yerleşir, kızlarda ise vajina oluşur. Omurga sistemi tüm kemikler, eklemler ve bağlar tam olarak şeklini almış durumdadır.
Annedeki Değişiklikler
Anne adayının rahmi bir futbol topu büyüklüğüne ulaşmıştır. Büyüme hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu büyüme sürecinde rahmin belde bulunan sinirlere hafifçe baskı yaptığında bile bel ve bacaklarda zonklama tarzında ağrılar hissedilebilir. Ağrılarınız çok şiddetli olduğunda doktorunuzun önereceği ağrı kesicileri kullanılabilir. Bu haftalarda anne adayı yorgunluk hissedebilir. Bu durum gebeliğin normal yakınmalarından birisidir. Aynı zamanda anne adayı gözlerinizin ışığa karşı oldukça duyarlı olduğunu rahatlıkla fark edebilir. Gebeliğe bağlı göz kuruluğu pek çok anne adayının ortak yakınmasıdır. Büyüyen rahmin baskı yapması ve dolaşımın bozulması nedeni ile bacaklarda ve belde ağrılar olabilir. Eğer ağrılar çok şiddetliyse doktorun önerdiği ağrı kesiciler kullanılmalıdır. Bazı gebelerde ise el parmaklarında dahi ağrılar olabilir. Bu gibi durumlarda soğuk tatbiki oldukça yararlı olmaktadır. Gebelikte artan hormonlara bağlı olarak vaginal akıntılarda artış olabilir. Pamuklu iç çamaşırları giyilmesi ve temizliğe dikkat edilmesi önerilir. Bunun yanı sıra, gerek genişleyen rahmin sindirim sistemine baskı yapması, gerekse progesteron hormonunun midenin boşaltılmasını yavaşlatması (yemeklerin içindeki besin öğelerinin daha iyi ayrıştırılmasını sağlamak üzere) nedeniyle hamilelikte sindirim şikayetlerine sık rastlanır. Sonuç olarak hazımsızlık, mide yanması gibi şikayetler en sevdiğiniz yemeği bile bir kabusa dönüştürebilir. Bu durumda daha sık aralıklarla daha küçük porsiyonlar yemeye ve yağlı ve baharatlı gıdalardan kaçınmaya gayret edilmelidir.
24 - 28.haftalarda 50 gr şeker yükleme testi yaptırılması gerekmektedir. Bu test ile daha önce şeker hastalığı olmayan gebelerde bile sadece gebelikte ortaya çıkan ,anne ve bebeği olumsuz etkileyen (iri bebek , zor doğum vb) şeker hastalığı (gestasyonel diabet) açığa çıkarılmaya çalışılmaktadır. Aç veya tok karna (tercihen açlığı takiben açlık kan sekeri ölçüldükten sonra) 50 gr glukoz(seker) verildikten 1 saat sonraki kan sekeri ölçümü 140 mg /dl altında olmalıdır.
Yukarıda belirtilen bilgiler yaklaşık olarak verilmiştir. Her hamilelikte farklılık gösterebilir ve büyüme oranlarına göre değişebildiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

26. Haftada Gebelik


Hamileliğin 26. haftasında meydana gelen değişiklikleri ve gelişimleri anne ve bebek açısından 2 grupta incelemek daha doğru ve mantıklı olacaktır.
Öncelikle anne açısından 26. haftadaki gelişmeleri inceleyecek olursak, ilk söylememiz gereken şey rahimde yavaş yavaş kendisini göstermeye başlayan kasılmalar ve gerilmelerdir. Anne adaylarının bu kasılma gerilmeler yüzünden endişeye kapılmalarına gerek yoktur. Çünkü bunlar, giderek yaklaşmakta olan doğuma bir antreman niteliğindedir. Yani bu sancılar anne adaylarını doğumda yaşacağı sancılara hazırlamaya başlar. Adet sancısına benzeyen bu kasılmalara tıp dilinde Braxton- Hicks denmektedir. Genelde bu kasılmalar ara ara ve düzensiz bir şekilde olmaktadır; ancak sık sık meydana gelirse doktora başvurulmalıdır. Çünkü erken doğum alarmı ve riski olabilir. Bunun yanı sırı vücutta aşırı su toplama ve özellikle yüz bölgesinde şişmeler olması normaldir. 26. hafta döneminde anne rahmi 1 cm büyür. Bebeğin artık büyümesiyle, anne adayı hareketleri hissedilebilir, annede daha çok bel ağrıları meydana geleceğinden dolayı rahat bir şekilde uyumak ve oturmak için sırt ve bel kısımları yastıklar ile desteklenmelidir. Baş ağrısı, bacak krampları da karşılaşabilecek diğer rahatsızlıklar arasında yer almaktadır. Ayrıca, birden karında sertleşme de hissedilebilir. 26. haftada annenin beslenmesine batığımızda ise, kabızlığı önlemek amacıyla meyve, kepekli gıdalar ve sebze tüketilmesi faydalı olacaktır. Yemekten en az yarım ya da bir saat sonra da tuvalete gitme alışkanlığı kazanmak doğru olacaktır.
26.haftada bebekte meydana gelen değişikliklerden bahsedecek olursak, göz duyu organında büyük gelişmeler görmekteyiz. Bebek artık göz kapaklarını açıp kapayabilmekte ve göz ratina tabakaları oluşumunu tamamlamaktadır. Bunun yanı sıra, bebeğin göz rengi de oluşmaya başlar. Akciğer gelişimi ise, sürekli olarak devam etmekte ve doğum için hazırlıklı hale gelmektedir. Akciğerler doğumda hava solumayı sağlamak amacıyla sürfaktan adında madde üretirler. Bu gelişimlerin yanı sıra, bebek daha hareketli hale gelir. Böylece anne adayları bebeklerinin kol ve bacak hareketlerini hissetmeye başlar. Bebeğin cildinin altında yağ birikir ve cilt artık kalınlaşır. Bu haftada bebek kilo açısından ortalama 910 grama ulaşır. Boyu ise yaklaşık 23 santimdir.
Bir anne adayı için bebeği ve kendisinde her hafta meydana gelebilecek değişiklikleri bilmesi şüphesiz ki yararlı olacaktır. Ancak, hiçbir anne adayı bu bilgileri kesin olarak almamalıdır. Çünkü her insan fiziksel özellikler açısından birbirinden farklıdır ve ufak da olsa yukarıda verilen bilgiler her anne ve bebek adayına uymayabilir. Yapılan araştırmalar doğrultusunda saptanmış 26. haftada meydana gelebilecek genel değişim ve gelişimlerdir.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

27. Haftada Gebelik


Bebekteki Değişiklikler
Bu haftaya gelindiğinde bebeğiniz gözünü açıp kapama gibi refleksler kendini göstermeye başlıyor. Beyin olgunlaşması hızla devam ederken sese verdiği tepkiler iyice artmaktadır. Bu hafta içinde bebeğinizin akciğer gelişimi devam ederken beyin dokusu da hızlı gelişimini sürdürüyor.

Bebeğinizin baş popo mesafesi 24 santim, gerçek boyu 34 cm, ağırlığı ise yaklaşık 1000 grama ulaşmıştır. Bebeğiniz bu haftanın sonunda yaklaşık 1000 gram olacak fakat sizin ve eşinizin yapısal özelliklerine göre bu 650 gram'a kadar düşük olabileceği gibi, 1500 gram kadar da yüksek olabilir. Eğer bebeğinizin ölçüleri bu haftada "biraz düşük" gibi görünüyorsa hemen endişelenmemek gerekmektedir. Bu konuda doktorunuzun size önerdiklerine mutlaka uyun. Belli bir süre sonunda yapılan ölçümlerde bebeğiniz sizin arzu ettiğiniz kiloya ulaşması büyük ihtimal gerçekleşecektir. Yine de tüm bebeklerin aynı kiloda doğmadıklarını, sağlıklı doğan bebeklerin doğum kilolarının 2500-4000 gram gibi geniş bir yelpazede yer alabildiğini unutmamak gerekir. Seri ölçümler sonucunda iri bebek yada düşük kilolu bebek tanısı genellikle konabilir. Bu seri ölçümlerde bebeğin belli bir zaman dilimi içerisinde ne kadar kilo aldığı belirlenir. Bu haftadan itibaren bebeğiniz gözlerini açıp kapama hareketleri yapmaya başlayacaktır. Bebek bu haftalarda parmak emer ve böylece sakinleşir, çene kasları gelişir. Artık ağlayabilir. Bu haftadan itibaren erken doğması durumunda yüzde 85 yasama şansı bulunur. Yaklaşık 13 hafta sonra doğum için hazır olması gereken bebeğin erken doğumu halinde, bebek zayıf olacak ve bu nedenle vücut ısısını koruması için küvezde kalıp, suni solunum yapılması gerekecektir.

Annedeki Değişiklikler
İkinci trimesterın sonu olan 27. haftada solunum ve uyku problemleri yaşayabilirsiniz. Bu haftalardan itibaren akciğerlerinizin tam olarak hava ile dolmaması nedeniyle solunum sıkıntısı çekebilirsiniz. Bunun nedeni rahminiz göğüs kafesinize yaklaştıkça diyaframınıza baskı yapması ve akciğerleriniz tam olarak şişememesidir. Özellikle yattığınız zamanlarda nefes darlığı ortaya çıkabilir. Bu durum bebeğinize herhangi bir zarar vermez. Hormonlarınız dakikalık nefes almanızı sağlar ve bebeğinize yeteri kadar oksijen gider, ancak siz daha rahat edebilmek için, geceleri yatarken kullandığınız yastık sayısını arttırmalısınız.
Bu, akciğerlerinizin tam olarak şişememesinden kaynaklanan bir durumdur. Başınızın altına bir yastık daha koyarak uyumayı deneyin. Merak etmeyin, gebelik hormonlarınız sizin dakikalık nefes alma sayınızı artırdığından bebeğinize yeterince oksijen veriyorsunuz birçok anne adayı bu dönemlerde uykunun dinlenmeden çok sıkıntı yarattığını söylemekteler. Bilinç altında yaşanan endişeler uykuda kabus olarak kendini gösterebilir. Hatta uykuya dalmada büyük zorluklar yaşayabilirsiniz. Hamileliğin bu dönemlerinde kanınızdaki kolesterol seviyesi artar. Kolesterol, plasenta tarafından üretilen çeşitli hamilelik hormonlarına karşı bir blok oluşturur. Fakat kaygılanmaya hiç gerek yoktur.
Bu hafta kilo almaya devam edersiniz. Ama bu durum sağlıklı bir hamilelik için gerekli! ( Bu dönemde diyet yapmanız bebeğinizin tam olarak beslenmesini engelleyeceğinden, kesinlikle tavsiye edilmemektedir.)
Rahminiz büyüdükçe göbek deliğinizin dışarı doğru kabardığını gözlemleyebilirsiniz. Bu durum göbek deliğiniz etrafında bulunan kas kılıfının nispeten zayıf olmasından kaynaklanan ve çoğu durumda gebelikten sonra ortadan kalkan geçici bir durum olduğu unutulmamalıdır. Sizin göbek deliğinizle bebeğinizin göbek bağı arasında hiçbir ilişki olmadığından bu durum bebeğinize zarar vermemektedir. Bu oluşumun engellenmesi mümkün olmamakla beraber doğumdan aylar sonra kaybolduğu bilinmektedir, bu durum belki sizi bir nebze olsun rahatlatabilir. Ancak bu durumun her hamilelikte farklılık gösterebileciği göz önünde bulundurulmalıdır.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

28. Haftada Gebelik


Bebekteki Değişiklikler
Bebek inanılmaz bir hızla büyümeye devam etmektedir. Bebeğin Kaşları ve kirpikleri çoktan oluşmuştur, saçı uzamaya devam etmektedir. Gözler tümüyle işler durumdadır. Bebek yağ depolarını oluşturmaya başlar ve ağırlığının %2-3'ü yağ dokusu depolarından oluşur hale gelmiştir. Rengi nedeniyle kahverengi yağ dokusu adı verilen bu depo doğduktan sonra bebeğin vücut ısısını ayarlamada çok önemli görevler üstlenir. Bu haftanın sonunda bebek yaklaşık 1100 gram ağırlığında olacaktır ve gelişim süreci devam ediyor ve bebeğinizin boyu da yaklaşık 35 cm olup poposundan başına uzunluğu 25 cm. kadardır. Bebeğin sürekli uyuma ve uyanma dönemleri geçirmektedir. Zaman zaman gözlerini açıp kapayabilmektedir. Kaşları gelişimini tamamlamış durumdadır. Bebeğinin beyni ve diğer dokuları hızla gelişimine devam eder ve saçı uzamaktadır. Bunun yanı sıra bebeğin vücudu yağ depolamaya devam etmektedir. Bu yağlar doğduktan sonra kendi vücut ısısını ayarlamada oldukça önemlidir. Bu haftada bebekle rahatça konuşulabilir, çünkü artık annenin sesini tanıyor duruma ulaşmışıtr. 3.trimestr döneminde bebeğin kalsiyum ihtiyacı artar. Bebek asla kalsiyumsuz kalmaz ancak yeterli kalsiyum alınmazsa annenin kemiklerindeki depo azalır. Ayrıca bebek akciğerler solunum yapabilme özelliklerini kazanmıştır ancak bu gebelik haftasında doğan bebeklerde surfaktan adlı maddenin yetersiz olması nedeniyle solunum problemleri oluşabilir.
28. haftada dünyaya gelen bebeklerin yaklaşık %90'ı yaşatılmaktadır. Ancak bu durumdaki bebeklerde yoğun bakım şartlarında solunum desteği gerekmektedir.
Annedeki Değişiklikler
Gebelik, 3 trimester halinde; ilk, ikinci ve son trimester bölümleri olarak isimlendirilmektedir. Son trimesterde (son 3 ay) doğuma hazırlık başlar ve doğumla sonlanır. Bu hafta ile birlikte anne adayı gebeliğin en zor dönemlerinden biri olan üçüncü trimester yani son üç aya girmiş bulunuyor. Bugüne kadar anne adayının 7-10 kilo almış olmalı gerekmektedir. Anne soğuk algınlığı riskine karşı C Vitamini içeren çilek, portakal, kivi, brokoli gibi c vitaminini bolca iceren meyve ve sebzeleri bol tüketmelidir. Bu haftada bebek hızla büyümeye devam edecek ve rahim içini mümkün olduğunca dolduracak. Rahim büyüklüğünüz neredeyse kaburgaların seviyesine ulaşmış durumdadır. Bu haftada bacaklardaki varislerde artış ve şişme fark edilebilir. Yine anne adayında hemoroid problemi varsa bu kötüleşebilmektedir, ya da bacaklarda sık sık kramplar yaşanabilir, cilt kuruluğu, bel ve sırt ağrısı, çarpıntı ve hazımsızlık şikayetleri artabilir. Sağlıklı duruş sırt ağrılarını azaltır. Gebeliğin son dönemlerine doğru omurgada daha fazla yük binmeye başlar. Kalça öne, omuz arkaya doğru olması ve sert zeminde yatmak ağrıları azaltır. Memeden ilk süt olan kolostrum gelebilir. Ancak bu gelen süt sağılmamalıdır, erken doğuma neden olabilir. 28. haftada doktor anne adayından glukoz yükleme testi isteyecektir. Bu testin amacı gebelikte ortaya çıkan şeker hastalığını yani gestasyonel diabeti araştırmaktır. Ailede kan uyuşmazlığı varsa anne kan uyuşmazlığı testini (İndirekt Coombs Testi) tekrar ettirmelidir. Tansiyon yükselmelerine de ayrıca dikkat etmelidir. Yüksek seyreden tansiyonun bebek ve anne açısından riskli bir durumu olduğu unutmamalıdır. Yukarıda belirtilen bilgiler yaklaşık değerlerinde verilmiştir. Her hamilelikte farklılık gösterebileceği ve büyüme oranlarının da değişebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

29. Haftada Hamilelik


Bebekteki Değişiklikler
Hamileliğin bu haftasında artık bebeğin başı ve vücudu orantılı hale gelmiştir. Her geçen gün biraz daha yeni doğan görüntüsüne ulaşmaktadır. Bebeğin baş popo uzunluğu yaklaşık 26 toplam uzunluğu 37 santimetre ve ağırlığı yaklaşık olarak 1250 gram olmuştur. Artık kafası ve gövdesi arasındaki oran normale yakın ve bebek kendi vücut ısısını ayarlayabilme yeteneğine sahiptir. Beyin ilkel solunum ve beden ısısı kontrolünü yapıyor. Gözler yuvası içinde hareket edebiliyor ve yakında yanıp sönen bir ışığı takip edebiliyor. Bebeğin ışık, ses, tat ve koku hassasiyeti artıyor. Duyuları tamamen gelişmiştir, ışık, ses, tat ve kokuyu algılayabiliyor. Çeşitli araştırmalar gösteriyor ki bebek bu dönemde belirli koku ve tatları tercih edebiliyor. Ayrıca kemik iliği de sürekli kırmızı kan hücreleri yani alyuvar üretiyor.
Gebeliğin 29. haftasında bebek gözlerini açabilir ve başını uterus içinde sürekli, parlak bir ışık kaynağını bulmak için döndürebilir duruma gelmiştir. 29. haftada gelişmeye başlayan bağışıklık sistemi, doğum sonrasında anne sütündeki antikorlar yardımı ile güçlenecektir ve derinin altında yağ birikmeye devam edecektir. Bunun yanı sıra bebeğin böbrek üstü bezleri androjen ve östrojen gibi hormonları üretmeye başladı. Bu hormonlar anne vücudunda prolaktin hormonunu harekete geçirir ve bu da hayatının ilk günlerinde bebeğin besin ihtiyaçlarını karşılayacak olan kolostrumun üretilmesine vesile olacaktır. Bebek hala son derece hareketli ve güçlüdür. Bebeğin hareketlerinde azalma hissederseniz, bebeğin hareketlerini sayın. Bebeğin 1 saat içinde en az 10 kere hareket etmesi gerekir. Bebeğin daha az hareket etmesi halinde doktora başvurulması önerilir.
Annedeki Değişiklikler
Bu haftada uzmanlarca önerilen kilo alımı da 8.5 ile 11.5 kilogram arası olmalıdır. Anne adayında göğüslerdeki hassasiyet giderek artmaktadır. Göğüslerdeki süt üretimi, dolaylı olarak bebek tarafından da uyarılır. Bu durum şöyle açıklanabilir; erkeklerde böbrek üstünde bulunan adrenal bezler androjen hormonu üretir, kan dolaşım sistemi ile plesenta östrojene dönüştürülüp, prolaktin hormonunun üretilmesini destekler. Anne aydında sırt ve bel ağrıları artabilir ancak endişelenecek bir durum yoktur. Bebeğin kilosu arttıkça vücuda yaptığı baskı da çoğalıyordur. Bu durumda da bel ve sırt ağrılarına neden olabilir. Bunun yanı sıra anne bebeğin zaman zaman hareket ettiğini artık rahatça hissediyor durumdadır.
anne adayının karnının büyümesi nedeniyle yürürken, merdiven çıkıp-inerken dengesine dikkat etmelidir. Uzun süre ayakta kalınması yorgunluk ve tansiyon düşmesine neden olabileceği unutulmamalıdır. Bu haftadan itibaren ayrıca ayaklarda ve ellerdeki şişlikler artabilir hatta yüzükler dar gelebilir. El ve yüzdeki şişmeler çok oluyorsa doktora başvurulması gerekmektedir. Anne adayında bacaklarda kramp ve kasılmalar hissedilebilir bu kalsiyum eksikliğinden değil, magnezyum ve kalsiyum dengesizliğinden kaynaklanır. ( Doktora danışarak magnezyum takviyesi uygulanabilir.) bunun yanı sıra anne adayına onu yormayacak egzersizler; yürümek, jogging ve yüzmek gibi egzersizler yapması önerilir. Rahim büyümeye ve çevreye başı yapmaya devam eder. Böylece bu haftalardan sonra gebeliğin ilk haftalarındaki gibi sik idrar yapma isteği tekrar ortaya çıkabilir. Her türlü vaginal kanama ve bacakları, iç çamaşırları ıslatırcasına bol gelen akıntı veya sıvıyı doktora bildirilmesi gerekmektedir. Su kesesi normalde doğumda veya doğuma yakın dönemde açılır. Erken açılması durumunda, anne ve bebek ciddi bir enfeksiyon riski ile karşı karşıya kalabilir. Yukarıda belirtilen bilgiler yaklaşık değerlerde verilmiştir. Unutulmamalıdır ki her hamilelikte farklılık gösterebilir ve büyüme oranları değişebilir.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

30. Haftada Gebelik


Bebekteki değişiklikler
Hamileliğin 30. haftasında bebek yaklaşık olarak 1319 gramdır. Poposundan başına uzunluğu 27 cm., toplam uzunluğu da 39 cm. kadardır. Göz kapakları ve kaşları tam olarak gelişmiştir. Bebeğin ritmik göğüs hareketleri hıçkırık tutmasından kaynaklanmaktadır. Hızlı beyin büyümesi periyoduna uyum sağlamak üzere bebeğin başı genişlemektedir. Bebeğinizin cildini kaplayan ve lanugo adı verilen ince tüyler artık yavaş yavaş kaybolmaya başlarken kendi tüyleri ortaya çıkmaya başlamaktadır. Bunun yanı sıra el ve ayak tırnakları yavaş yavaş uzamaktadır. Kemik iliği kan hücresi üretimini tamamen karaciğerden devralmıştır. Kemik iliği kırmızı kan hücresi üretimi sorumluluğuna sahiptir. Bu kırmızı kan hücreleri oksijenin taşınması ve artık maddelerin dışarı çıkarılması konusunda bebeğinizin vücuduna hizmet etmeye devam eder. Öte yandan bebek artık etrafının farkına varmaya başlamaktadır. Rahmin içi genellikte zifiri karanlık gibi düşünülse de anne adayının bulunduğu çevreye bağlı olarak aydınlık ya da karanlık olabilir ve bebek bunun ayrımını yapabilir. Bebek sık sık göz kapaklarını açıp kapama alıştırması yapabilir. Gözleri bir ışık kaynağını takip ederek bir taraftan diğerine hareket edebilmektedir. Hatta ışığa dokunmak için uzanabilir. Hatta bebekler rahmin içinde gözyaşı üretebilmektedir. Erkek bebeklerde testisler torbaya iniş sürecini tamamlamak üzeredir. Bebeğin ağrılığı doğumda olacağı ağırlığın üçte ikisine ulaşmıştır.

Annedeki değişiklikler
Cenin, rahim, plasenta, ve amniotik sıvı, hep birlikte büyümeye devam etmektedirler. Hamilelik boyunca alınan ortalama kilo miktarı 11.5-16 kg.'dır. Bu ağırlığın neredeyse yarısı rahmin, bebeğin, plasentanın büyümesi ve amniotik sıvının hacmi ile ilgilidir. Bu büyüme çoğunlukla karnın önünde ve pelvisinizin içerisindedir. Bu haftalarda anne adayı artık hamilelikten iyice sıkılmaya başlar. Uyuyamamak ve mide yanmaları sık sık görülen problemlerdir. Anne adayları Braxton Hicks kontraksiyonları olarak adlandırılan zaman zaman kasıklarınızda bir ağrı ya da kasılma hissedebilirler. Bunlar rahimin gerginliğini sağladığı küçük ve önemsiz kasılmalardır. Hamileliğinizin bu döneminde uykusuzluk yaşanabilmektedir. Anneler için en iyi yatış pozisyonu sol tarafınıza ve yan olarak yatmak olur. Çünkü kanı kalbe geri taşıyan ana toplardamarlar karnın sağ tarafındadır. Sol yana yatmak, bu damarların basıncını düşürür. Bu da kanın organlardan kalbe dönüşünün en iyi şekilde olmasını sağlamaktadır. ( Bu şekilde uyumaya özen gösterin ve karnınızın altına bir yastık koyun.) Eğer mide yanması (reflü) yaşıyorsanız yemekten hemen sonra uzanmak gerekir. Simit, poğaça türü yiyecekler veya asitli yiyecekler ya da midenin aşırı dolması reflüyü tetiklediği unutulmamalıdır. Ayrıca yatarken vücudun üst kısmını, alt kısmından daha yüksekte tutulmalıdır ki, mideden gelen asit yemek borusuna kaçmaz. Yeterli olmazsa doktora başvurulmalıdır. Uygun olduğu her durumda ayaklar kaldırılarak dinlenilmelidir. Uzun ve yorucu koşturmalardan kaçınılmalıdır.
Bebeğin gittikçe aşağıya indiğini anne tarafından fark edilebilir. Bu durumda hafifleme ve karnın alt kısımlarında basınç artması hissinden, bebeğin dışarıya fırlayacağı hissine kadar her türlü hissi uyandırabilir. Anne adaylar için nefes alma ve yemek yeme daha kolay olabilmesine rağmen yürümek rahatsız edici olabilir ve sürekli idrar yapma ihtiyacı olduğunu hissedebilirsiniz. Ayrıca bebek hareketleri sayılarak çocuğun durumu hakkında kabaca bilgi edinmek mümkündür. Örneğin bebek bir gün içerisinde, annenin uyanık olduğu yaklaşık 12 saatlik süre boyunca 10 kez hareket ediyorsa bu olumlu olarak yorumlanabilir. Bebek hareket etmiyor veya az hareket ediyorsa doktorunuza danışmalısınız. Yukarıda belirtilen bilgiler yaklaşık olarak verilmiştir. Unutulmamalıdır ki her hamilelikte farklılık gösterebilir ve büyüme oranları değişebilir.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

31. Hafta Gebelik

Bebekteki Değişiklikler
Bu hafta bebek yaklaşık olarak 1600 gramdır, poposundan başına uzunluğu 28 olup, toplam uzunluğu 40cm. ye ulaşmıştır. Fiziksel büyüme oranı biraz düşer. Hamileliğin kalanında çok fazla uzamayacak olmasına rağmen epeyce kilo alacaktır. Bebeğin beyni bir başka hızlı büyüme dönemine giriyor, yüz milyarlarca sinir hücresi üretiliyor. Kalsiyum, fosfor ve demir depolanıyor, kemikleri büyüyor ve güçleniyor. Bebekte yağ birikmeye devam ediyor. Bu yağ tabakası onun derisini kırmızıdan pembemsiye dönüştürüyor. Akciğerler gelişimine hala devam ediyor, bebeğin bu son haftaları çok önemlidir, her geçen gün bebeğinin kendi kendine nefes alma kabiliyeti artırmaktadır. Bebeğin beyni hızla olgunlaşmasına devam ediyor. Hızla gelişen bir başka bölüm ise bebeğin kemikleridir. Bebek bu haftalarda her zamankinden daha fazla kalsiyuma gereksinim duymaktadır. Bu nedenle anne adayı süt ve süt ürünlerini bolca tüketmeli ve doktorun gerek gördüğü taktirde kalsiyum ilaçları kullanılmalıdır. Bebeğin göz bebeği ışığa reaksiyon vererek açılıp kapanmaya başlamıştır bile. Bebek, özellikle bu haftalarda daha hareketlidir. Bunun nedeni ise amniyon sıvısının fazla olmasıdır. Daha önce fark edilmeyen küçük hareketler bile anne adayını rahatsız edebilir ancak 32. haftadan itibaren de bebeğin yeri giderek azalacağından hareketleri de azalacaktır. Bebek hareketleri ile sağlığı arasında önemli bağ vardır. Bebek hareketlerinde azalma hissedilirse dinlenilmeli ve aç ise bir şeyler yenilmelidir. Ayrıca bir diğer ilgin nokta ise bebeğin müziğin ritmine göre hareket edebilme kapasitesine sahip olmasıdır. Kalp atışları ile ilgili çalışmalar gösteriyor ki, daha şimdiden bazı tip müzikleri diğerlerine tercih ediyor. Bebeğin ihtiyaç duyduğu besinlerin çoğunu plasenta aracılığı ile alır ve plasentadaki kan akışı bebeğin idrar yapmasını sağlar. Bebek amniyon sıvısına günde yaklaşık yarım litre idrar yapar ve günde birkaç kez tamamen yenilenen bu sıvıdan bir miktar da yutar.
Amniyon kesesindeki sıvı miktarının olması gerekenden fazla olması (polihidroamniyos) bebeğin yutamadığına veya sindirim sisteminde bir tıkanıklık olduğuna işaret edebilir.
Amniyon kesesindeki sıvı miktarının olması gerekenden az olması (oligodroamniyos) bebeğin yeterince çiş yapamadığına işaret edebilir ve bu da bebeğin böbreklerinde ya da üriner sisteminde bir sorundan kaynaklanabilir. Rutin ultrason kontrollerinizin bir parçası olarak doktorunuz amniyon sıvısı miktarını ölçecektir.
Bebeğin büyümesi biraz yavaşlar ve beyin hızlı bir gelişim dönemine girer. Artık tam olarak gelişimini tamamlamamış tek organ akciğerlerdir. Bebeğiniz erkekse, testisleri karın boşluğundan skrotuma (torbaya) inmeye başlar.
Annedeki Değişiklikler
Anne adayının göğüslerindeki süt bezleri bu sıralarda kolostrum üretmeye başlayabilir. Kolostrum bebeğin hayatının ilk günlerinde ihtiyaç duyduğu kalori ve besinleri sağlayacak olan koyu, sarımsı bir sıvıdır. Göğüslerinden kolostrum sızdığını fark ederseniz, göğüs pedi kullanılabilir. Bu dönemde bebeğinin kemikleri sertleştiğinden kalsiyum ihtiyacı da her zamankinden fazla olacaktır. Bu duruma anne adayı özellikle dikkat etmeli ve beslenmesine özen göstermelidir. Rahim artık tüm karnı dolduracak kadar büyüdüğünden solunum,sindirim ve dolaşım sistemindeki yüklenme giderek artmaktadır.Bu zamana kadar anne adayının aldığı kilo 10-12 kg. kadar olmalıdır. Bebeğin büyüdükçe annenin göğsü sıkışabilir ve göğüs ağrısı yaşanabilir. Karında rahmin kasılmasına bağlı olarak hafif ağrılar hissedilebilir. Ancak bunların süresi uzuyor ve sıklığı artıyor ise erken doğum belirtisi de olabileceğini unutmamak gerekmektedir. Bu haftada sık sık rüya görülebilir. Sebebi hamileliğin annenin biyokimyası üzerinde yaptığı değişimlerdir. Gebelikte vücutta 'relaksin' hormonu salgılanır. Bu şekilde bebeğinin doğması için gerekli pelvis rahatlığını ve hareket kabiliyetini sağlanır.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

32. Haftada Gebelik

Bebekteki Değişiklikler
Bu hafta bebek yaklaşık 1800 gram ağırlığında olacaktır. Boyu da yaklaşık 42 cm olup poposundan başına uzunluğu 29 cm. kadar olan bebeğin bu hafta dünyaya gelmesi durumunda yaşama şansı oldukça yüksek olacaktır. Bebeğin el ve ayak tırnakları çıkmış, kaşları, kirpikleri ve saçları belirginleşmiş durumdadır. Buna karşın bebeğin büyüme hızı azalmıştır. Bebeğin saçları uzamaya devam edip ve ilk trimesterden beri bebeğin vücudunu kaplayan lanugo tüyleri dökülmeye başlamıştır. Ancak sırt ve omuzlarında bir miktarın doğum sonrasına kadar kalması da mümkündür. Ayrıca ayak tırnakları da tamamen şekillenmiştir. Cilt altı yağ dokusu gelişmeye devam ettikçe bebeğin rengi kırmızıdan pembeye doğru dönmeye başlar. Bunun yanı sıra bu hafta bebeğin gözbebekleri parlak ışığa tepki verebilir durumdadır. Karındaki bebeğin pozisyonu bacakları bükülmüş, ayakları çapraz ve boynu ise öne doğru bükülmüş bir şekildedir. Kas dokusu henüz tam olarak gelişmediğinden tüm parmakları acık durur. Bu haftada bebeğin hareketlerinin iyice arttığı rahatlıkla fark edilebilir. Bebeğin hareketleri sağlık halinin bir göstergesidir bu nedenle anne adayının hareketleri saymayı öğrenmesi gerekmektedir. Ayrıca tüm bu bilgilere ek olarak, beyin incelemeleri gösteriyor ki bebek sekiz ay civarında rüya görmeye başlayabiliyor. Bebek hızla büyümeye devam ettikçe, anne adayının onun gelişimine destek vermesi için düzenli beslenmesi gerekmektedir. Vitamin ve mineraller onun gelişiminde çok önemli role sahiptir. Doğum öncesi vitaminlerin içerdiği demir, anne ve bebeğin sağlığı için çok gereklidir.
Annedeki Değişiklikler
Bu haftaya kadar doktor ziyaretleri bir sorun olmadığı müddetçe, aylık bir düzen içerisindeydi. Ancak 32. haftada, çoğu doktor hamile kişiyi iki haftada bir görmeye başlar. Bu durum, hamileliğin son ayına kadar devam eder; daha sonra da haftalık ziyaretlere geçilebilmektedir. Ani kilo alımı, şiddetli baş ağrıları veya çakan ışıklar görmek, bulanık görmek gibi görmenizde farklılıklar gibi belirtiler hissedilebilir. Bunlar ikinci ve üçüncü trimesterde hem anneyi hem de bebeği etkileyen ve yüksek kan basıncına neden olan preeklampsi işaretleri olabilir. Preeklampsi ise kasılmalar, koma ve hatta anne ve bebeğin kaybedilmesine neden olan preeklampsiye yol açabilir. Rutin takipleriniz sırasında doktor anne adayının tansiyonuna bakacak ve idrar tahlili yapacaktır. Ancak preeklampsi belirtilerini hissedilmesi durumunda vakit geçirmeden doktor aranmalıdır. Gebeliğin başından itibaren yaklaşık 9-12 kilo alınmış olunmalıdır. Bileklerde ve parmaklarda şişme görülebilir. Büyüyen bebek organlara baskı yaparak hazımsızlık, mide yanması, nefes darlığı gibi sorunlara neden olabilir. Kabızlığı önlemek için bol su içilmeli ve lifli gıdalarla beslenilmelidir. Mide yanmasını önlemek için de az az ve sık aralıklarla yemek yenilmelidir. Rahmin şişmesinden dolayı yeni problemler ortaya çıkacaktır. Bebeğin başı aşağıda olmasından dolayı ayakları kaburgaya dayanacak ve bu da anne adayının içinde bir baskı hissi oluşturacaktır. Bu durumdan kaçınabilmek için dik oturmak faydalı olacaktır. İç organlar bir miktar yer değiştirmiş olabilir ve bu durum ufak çaplı problemler yaratabilir. Dar giyecekler giymekten kaçınılmalıdır. Bel, kasık, bacak ağrıları artabilir. Dinlenirken bacaklar yüksekte tutulmalıdır. Yatarken sol yana yatmaya ve bacak altı veya aralarına karnın yatağa dayandığı tarafa yastıklarla destek olunabilir. Ayrıca bacaklarda kramp hamilelikte çok sık rastlanılan bir bulgudur ve kalsiyum ihtiyacının bir belirtisi olabilir. Vitamin alımını durdurmadan doğuma kadar kullanmak gerekmektedir. Yukarıda belirtilen bilgiler yaklaşık değerlerinde verilmiştir. Her hamilelikte farklılık gösterebildiği ve büyüme oranlarına göre değişebildiği unutulmamalıdır.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

33. Haftada Gebelik



Hamileliğin 33. haftası en zor ve en heyecanlı döneme girildiğinin habercisidir. Bebeğinizin dünyaya gelmesine çok az kalmasıyla beraber bir yandan da rahatsızlık hissi, duygusal git-gellerin artması ve sık sık tuvalete gitme ihtiyacı hissedersiniz.
Nadir de olsa bazı anne adaylarında ellerde uyuşma, karıncalanma ya da elektriklenme şikayetleri görülebilir. Hamilelik sırasında vücutta bol miktarda su tutulur. Bu da ödemlere neden olur. Ama başka bir açıdan bakarsak carpal-tunnel sendromu da gözlenebilir. Carpal-tunnel sendromu ellerde ağrı ve uyuşukluk durumudur. Temel problem ele giden bir sinirin (Nervus Medianus) el bileği çevresinde geçtiği bir kanalda vücutta su tutulmasından dolayı daralmadır. Eğer şiddetli baş ağrısı,aşırı bulantılar ve kusmalar,çakan ışıklar ve noktalar ve şiddetli baş dönmeleri hissediyorsanız preeklampsi* açısından dikkatli olmak adına doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.
Bunun yanı sık sık idrara çıkma durumundan dolayı vücutta sıvı kaybı ve buna bağlı idrarda koyulaşma, ağız kuruluğu, aşırı su tüketmeye başlama gözlenebilir. Oturmak, ayağa kalkmak ve hatta uyumak bile artık zorlaşacaktır .Hem karnınızın büyümesinden dolayı kolay hareket edememek hem de içgüdüsel olarak bebeğinize rahat bir ortam sunmaya çalışmak hareketlerinizi kısıtlayacaktır.
Bu dönemde ise bebeğiniz 1.7 kg ile 2 kg arasında bir ağırlığa ulaşacaktır. Boyut olarak poposundan başına 30-33cm toplam uzunluğu ise 40-45 cm'dir. Kadınlarda gebelik sırasında karın çok fazla büyümeyebilir. Bu aldığınız kilo ve genetik yapınızla ilgili bir durumdur. Doktorunuz bebek gelişiminde bir sıkıntı görmediği sürece karnınızın ne kadar büyüdüğünü dert etmenize gerek yoktur.
Bebeğinizin başı bu dönemde geçen haftalara göre daha hızlı büyür. Gözleri iyice gelişmiş ve duyuları artık aktivasyon kazanmaya başlamıştır. Yani duymaya, hissetmeye ve görmeye başlar. Akciğerlerinin gelişimi ise neredeyse tamamlanmıştır. Bebeğiniz bu haftalarda çoğunlukla uyur. Hatta derin uykulara dalabilir. Artık dirsek vurmalarını ve tekmelerini ayırt edebilirsiniz. Bazen de ritmik hareketler hissedersiniz. Bu ritmik hareketler ise bebeğinizin hıçkırıklarıdır.
*Preeklampsi: Yalnızca gebelik döneminde ortaya çıkar. Tansiyonun aşırı yükselmesi durumudur. Damarlar içinde tutulması gereken sıvı vücut boşluklarına geçer. Aşırı kilo alımı ve ödem görülür. İdrarla protein kaybı başlar.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

34. Haftada Gebelik


Bebekteki Değişiklikler
Bu haftanın sonunda bebek yaklaşık 2275 gram ağırlığında olacaktır ve boyu da yaklaşık 45 cm olup poposundan başına uzunluğu 32 cm. kadar olacaktır. Bu ölçütler ile dünyaya gelmeleri halinde, ilk birkaç gün oksijen verilmesi gerekli olabilse bile, çok kapsamlı tıbbi müdahalelere gerek olmaksızın yaşamlarını sürdürebilmektedirler. Ancak bu ölçüler bebekten bebeğe ve hamilelikten hamileliğe değişebilir. Bebek artık bir yeni doğan gibi davranmaya başlıyor, gözleri uyanık olduğunda açık uyurken kapalı durumdadır. Ayrıca onun uyku ve uyanıklık zamanları için periyotlar belirlediğini bile fark edilebilir. Bebek göz kırpmayı öğrenmiş durumdadır. Bunun yanı sıra, bebeğin saçları sık bir şekilde çıkar, ancak doğduktan sonraki rengi ve yoğunluğu tahminen aynı kalmayacaktır. Bebeğin bu haftadan itibaren solunum hareketleri artacaktır. Çünkü bebeğin, doğduktan sonraki gerçek solunuma hazırlık yapmaktadır. Bebeğin tırnakları parmak uçlarının sonuna kadar uzamıştır. Kafa kemikleri halen oldukça yumuşaktır ve tamamen birleşmemiştir, böylece bebeğin dar doğum kanalından çıkışını kolaylaştırırlar. Bulaşıcı hastalıklarla mücadele etmek için bağışıklık geliştiriyor. basit ve hafif enfeksiyonlarla mücadele edebilecek yeteneği kazanmıştır. Anne kanındaki antikorlar bebeğe transfer edilmeye başlanmıtır. Bunlar doğuma kadar bağışıklık sağlamaya devam edecektir. ve doğumdan sonra hastalıklara karşı korunma için anne sütü daha da fazlasını sağlayacaktır. Bebeğin böbrek üstü bezleri de gelişmiş ve süt üretimini harekete geçiren hormonları üretmeye başlamıştır. Bebeğin cildini kaplayan vernix tabakası incelmiş ve lanugo tabakası tamamen yok olmuştur.
34 haftalık bebeklerin akciğerleri oldukça gelişmiştir ve akciğerlerde büyük olasılıkla sürfaktan adı verilen madde mevcuttur. Sürfaktan, akciğerlerde havalanmayı sağlayan alveollerin içindeki havayı boşalttıktan sonra duvarlarının birbirine yapışmasını önleyen madde olarak tanımlanabilir. Zamanından çok önce doğan bebeklerde yoğun bakımda sürfaktan dışarıdan verilir. Bebeğinizin akciğerlerinde sürfaktan olması doğum durumunda solunum problemi yaşama olasılığının çok azaldığı anlamına gelir.
Annedeki Değişiklikler
Hamileliğin son dönemlerinde yaygın görülen şikayetlerden biri de yorgunluktur. Gebeliğinin bu son dönemlerinde rahat uyku uyuyabilmek zorlaşır. Uykusuz geceler kendinizi daha yorgun hissetmenize neden olabilmektedir. Gündüz uyumamak, akşam yemeğini erken yemek, ılık bir banyo ve ılık süt daha rahat uyumaya yardımcı olabilir.Uyumadaki güçlükler, sırt ve bel ağrıları, alınan kilolar, doğum ve bebekle ilgili endişeler yorgunluğun artmasına neden olabilir. Mümkün olduğunca fazla dinlenilmeli ve kısa uykular uyunmalıdır. Ayık kalmak için kafeine güvenilmemeli, çünkü çok fazla kafein tüketimi bebeği olumsuz etkileyebileceği unutmamalıdır. Ayrıca uyku ilaçları kesinlikle kullanılmamalıdır. El , ayak ve yüzde şişmeler olabilmektedir. Özellikle akşama doğru ve sıcak havalarda artabilir. Bunun yanı sıra Braxton-Hicks kasılmaları bu haftadan itibaren sıklaşmaya başlayabilir. Bu kasılmalar genellikle sancısızdır ve ritmik değildir. Bu kasılmaları yaşamak iyidir çünkü bu vücudunuzun doğuma hazırlandığını gösterir. Bebeğinin böbrek üstü bezlerinden (adrenal) salgılanan hormonlar anne adayında süt üretimini başlatabilmektedir. Doğuma kadar vitamin ve mineral alımını sürdürmek hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından oldukça önemli olduğu unutulmamalıdır. Anne adaylarında rastlanacak sindirim sistemi ile ilgili sorunlar az ama sık yüksek lifli yiyecekler tüketerek ve bol sıvı içerek azaltılabilmektedir. Yukarıda belirtilen bilgiler yaklaşık değerlerinde verilmiştir. Her hamilelikte farklılık gösterebildiği ve büyüme oranlarına göre değişebildiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

35. Haftada Gebelik


Bebekteki Değişiklikler
Bebek yaklaşık 2.5 kilo ağırlığındadır ve asıl kilo almaya bu haftada başlayacaktır. Poposundan başına uzunluğu 33 cm. olup toplam uzunluğu da 45 cm.'dir. Bebek yağ depolamaya devam eder ve Vücudunun her tarafında, özellikle de kollar ve bacaklarda yağ depolanır. Anne adayı yaklaşık haftada 350-500 gr alırken , bebek artık, kabaca annenin her hafta aldığı kilonun yarısı kadar kilo almaktadır( 180-250 gr ). Bu yağ tabakası onun vücut sıcaklığını ayarlamasına yardımcı olacak. Artık bebek içinde yüzdüğü suya oranla rahim içinde daha fazla yer kaplamaya başladığından hareketleri de çok kolay olmayacaktır ancak daha güçlü ve şiddetli bir hal alacaktır ve dahası Bebeğin başı da henüz yerleşmemişse bile, artık annenin kasık kemiğin üzerine yerleşmiştir. Bebeğin göz rengi mavidir, ancak sonrasında değişecektir. Bebeğiniz artık bu haftadan sonra doğuma hazırdır. Bu dönemde doğduğu takdirde pek çok bebek uzun dönemli problemler yaşamadan hayatta kalabilir.
8. ayda doğanların 7.ayda doğanlara nazaran yaşamlarının az olduğuna dair halk arasında bir inanç vardır. Bu düşünce 8.aydaki bebeğin hayati fonksiyonlarının dış dünyaya adaptasyon açısından 7 aylık bebeğe nazaran daha da güçlendiği için büyük bir yanlıştır.
Ayrıca bebeğin duyma yetisi tamamen gelişmiş durumdadır, bu yüzden annenin bebekle konuşması uzmanlar tarafından önerilmektedir. Bazen anne yüksek perdeden konuşurken kendini bulabilir ancak herhangi bir sorun yoktur, bazı çalışmalar gösteriyor ki bebekler yüksek perdeden seslere daha iyi cevap veriyor.

Annedeki Değişiklikler
Anne adayı gebeliğinizin başından itibaren yaklaşık olarak 9,5-13 kilo almış olmalıdır. Bu haftalarda halsizlik ve yorgunluk pek çok hamile kadının en önemli şikayet sebeplerinden birisidir. Uyuma güçlükleri, kilo artışı ve buna bağlı olarak hareket yeteneğinde azalma annelerin sorun yaşamasına neden olacaktır. Ayak bileklerinin ve eklemlerinin şişmesini engellemek için uzun süreli aynı pozisyonda durmamaya ve hareketsiz kalmamaya özen gösterilmelidir. Eğer uzun süreli araba kullanıyorsanız, arada istirahat edin ve yürüyüş yapın. Pek çok kadın ayrıca bebeğin bacaklar ve pelvisteki sinirlere olan basıncından dolayı pelvik bölgede bir kaşınma hissi veya uyuşukluk fark etmeye başlayacaktır. Fakat ne yazık ki, bu bebek doğana kadar kaybolmayacaktır.
Bu haftalarda yaşanan bir diğer problem ise doğum ve doğuma ait konularla ilgili endişe duyulmasıdır. Bu konuda eşin ve doktorun yaklaşımı son derece önemlidir. Dünyada her gün binlerce kadının doğum yaptığını ve bunların sadece çok ama çok az bir kısmının sorun yaşadığını akıldan çıkarılmamaya çalışılmalıdır. Diğer hazırlık ise doğum sonrası bebek bakımı konusunda bilgilenmektir. Dikkat edilmesi gereken en önemli şey bebeğin hareketleri çünkü bu hareketler bebeğinin kas gelişimi için çok önemlidir. Eğer aç, yorgun ya da uykusuzsanız, nispeten daha az hareket eder. Bebeğin hareketleri aniden kesilirse problem olması gerekmez ama ileri inceleme amacıyla NST yaptırılması gerekebilir.
Bu haftadan itibaren doktor rahim ağzındaki açılma ve incelmeleri ve bebeğin pozisyonunu düzenli olarak kontrol edecektir. Normal olarak bebeğin kapalı bir rahim ağzından geçmesi mümkün değildir. Doğum rahim ağzının bebeğin çıkmasına izin verecek şekilde esnemesi, incelmesi ve açılması sürecidir. Rahim ağzı 10 cm. açıldığında tam açılma gerçekleşmiş demektir. Ayrıca bu dönemlerde anne adayı büyümekte olan bebeğe bağlandığını hissediyor olabilir ve doğumdan sonra bu bağ daha da güçlenecektir.
Yukarıda belirtilen bilgiler yaklaşık olarak verilmiştir. Her hamilelikte farklılık gösterebilir.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

36. Haftada Gebelik



Bebekteki Değişiklikler
Bu haftanın sonunda bebek yaklaşık 2750 gram ağırlığında, yaklaşık 47 cm. boyunda olacak ve poposundan başına uzunluğu 34 cm. uzunluğa varacaktır.
Bu dönemde bebeğin yağ depolaması devam eder. Anneden aldığı kalsiyum, bebeğin kafatasının sertleşmesini sağlamış durumdadır ancak yine de doğum kanalından geçerken hafifçe deforme olabilecek ölçüde yumuşaktır. Bebeğin yüzünün tüm karakteristik özellikleri oluşmuş durumdadır. Bu hafta, yanaklarda da yağ depolanmış ve güçlü emme kasları da bebeğin yüz hatlarını desteklemiştir. Ayrıca bebekte kol ve bacaklarda yağ tutulumu başlamıştır. Tüm organ sistemleri gelişim ve olgunlaşmasını tamamlamış durumdadır ve artık doğum sonrası için son küçük rötuşlar atılmaktadır. Bebek neredeyse hazır durumdadır. Tamamıyla gelişmiş bir çift böbreği vardır. Karaciğeri artık maddeleri işlemeye başlamıştır. Ancak hala olgunlaşan tek organ, akciğerlerdir. Bebeğin anne karnında kaldığı süre, onun kendi kendine nefes alma şansını katlayacaktır. Artık bebeğin içinde yüzdüğü suya oranla rahim içinde daha fazla yer kaplamaya başladığından, hareketleri de çok kolay olmayacaktır. Bebek yavaş yavaş doğum kanalına girer; baş sivrileşir ve deforme olur. Baştaki bu şekil değişikliği doğum sırasında daha da artar ama doğumdan 1-2 gün içinde normale döner. Dolayısıyla bebek yamuk veya şekilsiz bir kafa ile doğarsa şaşırılmamalıdır. Birkaç saat ile birkaç gün içerisinde bebeğin başı normal şeklini alacaktır. Bunun yanı sıra, bebeğin derisi yumuşaklaşıp diş etleri de sertleşmektedir.

Annedeki Değişiklikler
Anne, bebek ve plesante gittikçe büyümektedir ve bebeği çevreleyen amniotik sıvı miktarı da yükselmektedir. Ancak tüm bu faktörler de cenin ağırlığını ölçmeyi zorlaştırır. Bebeğin gerçek kilosunu, amnitoki sıvının ve plasentanın ağırlığını kestirmek oldukça zordur. Bu yüzden çoğu doktor, 500-1000 gram yanılma payı ile tahmin yürütmektedir. Bebeğin kilosu kestirilebilse de doktor, bebeğin sizin için fazla büyük olup olmadığını ya da sezaryene ihtiyacınız olup olmadığını söyleyemez. Genellikle anne adayı için önemli olan, bebeğin pelvisinize sığıp sğımayacağını ve doğum kanalından geçip geçemeyeceğini bilmektir.
Bazı kadınlarda pelvisten geçebilecek ortalama bebek ölçüsü 2.7-2.9 kg.'dır. Minyon kadınlarda bile bazen 3.4 kg.'lık ya da daha ağır bebeklerin fazla zorluk çıkarmadan geçebildikleri de görülmüştür. Bu haftadan itibaren anne adayı, doktoru haftada bir görmeye başlamalıdır. Rahim en yüksek konuma gelmiştir. Nefes almak çok zorlaşır ve göğüs kafesinde anlamsız bir acı hissedilebilir. Doktor, rahim ağzındaki incelme ve açılmayı kontrol etmek amacıyla muayene yapabilmektedir. Ayrıca bu haftalara gelindiğinde uykusuzluk probleminde artış görülebilir. Uykusuzluğun bir nedeni de bebeğin yavaş yavaş aşağı inmesi nedeniyle mesaneye baskı yapması ve sık aralıklarla tuvalete gitme gereksinimi duymak olabilir. Gece yatmadan önce sıvı alımını kısıtlamak bu konuda anne adayına yardımcı olabilir. Ancak bu durumda bebeğin leğen bölgesine inmesi nedeniyle anne adayında bir rahatlama ve hafifleme de hissedilebilir. Bebek artık mideye ve bağırsaklara baskı yapmadığı için iştah artabilir ve mide yanmaları da kaybolabilir. Bu haftadan sonra artık erken doğum sancıları başlasa bile doktor durdurmaya çalışmayacaktır. Bu sayede bebeğin doğum sonrası genelde sorunsuz ya da az bir bakım ile yaşamını kolaylıkla devam ettirebilir. Artık doğum yapılacak yerin ayarlanması, ulaşımın nasıl olacağı gibi konularda doğum planı oluşturmaya başlamalısınız. Yukarıda belirtilen bilgiler yaklaşık değerlerinde verilmiştir. Her hamilelikte farklılık gösterebildiği ve büyüme oranlarına göre değişebildiği göz önünde bulundurulmalıdır.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

37. Haftada Gebelik


Bebekteki Değişiklikler
Bu haftanın sonunda bebek yaklaşık 3 kilogram ağırlığında olacaktır ve gelişim süreci devam etektedir. Bebeğin boyu da yaklaşık 47 cm olup poposundan başına uzunluğu 35 cm. kadardır. Bu hafta içerisinde bebek klinik olarak doğum için yeterli olgunluğa ulaşmış durumdadır. Resmi olarak süresini doldurmuş olsa da anne karnında kaldığı her fazladan günden fayda sağlayacaktır. Ancak bebeğin büyümesi ve gelişmesi henüz bitmedi, hala kilo almaya devam ediyor ve erkek bebekler genellikle doğumda kız bebeklerden biraz daha kilolu olur. Bu hafta yağ birikimi dirseklerde, dizlerde, boyun ve bileklerde devam ediyor. O her geçen gün ortalama 25-30 gram arasında kilo almaya devam eder. Beyni ve sinir sistemi gelişmesini sürdürür. Bebekte bu hafta da yağ birikimi diz ve dirseklerde hızlanıyor. Boyun ve bilekleri de unutmamak lazım. Bebeğin diş etleri de olgunlaşmasını tamamladı ve artık sertleşmiş durumdadır. Hamileliğinizin başında ultrasonda görülen o ufacık canlı artık tam anlamıyla yaklaşık 3000 gram civarında bir insan yavrusu olmuştur. Annenin rahim duvarı geriliyor ve inceliyor, böylece içeri daha fazla ışık girebiliyor. Bu sayede belirli bir günlük aktivite döngüsü geliştiriyor. Bebek anne karnınızda geniş dalgalar oluşturarak kendini daha çok hissettirmeye başlar. Bir kaç hafta önce bebeğin gözlerini ışığa doğru hareket ettirebiliyordu. Artık rahmin dışındaki ışığa doğru dönebilir duruma gelmiştir. Ve dahası Bebeğin koordinasyonu bir şeyi parmakları arasında sıkarak tutacak kadar gelişmiştir.

Annedeki Değişiklikler
Bu haftadan sonra rahmi enfeksiyon ve bakterilerden koruyan mukus tıkaç, nişan düşebilir. Nişan doğumdan birkaç hafta, birkaç gün ya da birkaç saat önce gelebilir ve koyu kıvamlı, sarımsı bir akıntıdır ve bazen içinde bir miktar kan da olabilir. Rahim ağzı doğuma hazırlanmak için açılmaya başladığından bu tıkaç vücuttan tahliye edilebilmektedir. Herhangi bir akıntının olması durumunda doktora danışılması gerekmektedir.

Bebek şu anda hangi pozisyonda yerleştiyse (baştan-ayaktan vb.), doğuma kadar da aynı pozisyonda kalma olasılığı yüksektir. Bebeğin ters geliş pozisyonundaysa doktor sezaryen doğum önerebilir. Bu haftadan sonra doktor anne adayını her hafta düzenli görmek ve anne ve bebeğin durumunu değerlendirmek isteyebilir. Bu haftalarda anne adayının kilo artışı (hem bebeğin hem de sizin) çok hızlı olabilir. Bu haftalarda karnın üst kısmında bir boşluk ve rahatlama hissedilebilir. Bu bebeğin doğum kanalına doğru indiğini belirtir ve angajman olarak adlandırılır. Midenizdeki baskı ortadan kalkacağı için iştahın yeniden açılabildiği görülebilir. Benzer şekilde akciğerlerinizdeki baskı da olmayacağından soluk alıp vermede bir hayli kolaylaşabilir. İdrara çıkma sıklığı da angajman sonrası tıpkı hamileliğin ilk başlarındaki gibi iyice artacaktır. Bebeğin hareketleri dışarıdan rahatlıkla izlenebilir duruma gelmiştir. Zaman zaman karnın bir bölgesinde aniden bir yükselti fark edilebilir. Bebeğin hareketleri özellikle göğüs kafesinizin altında anneye acı verebilir, canını yakabilir. Eğer annenin ilk hamileliği ise bebeğin tüm doğum haftalarını tamamlaması ihtimali çok daha yüksektir. İstatistiklere göre daha önce çocuk sahibi olunuşsa ya da şu anda hamilelik ikiz ise doğum daha erken olabilir. Yukarıda belirtilen bilgiler yaklaşık değerlerinde verilmiştir. Her hamilelikte farklılık gösterebileceği ve büyüme oranlarının da değişebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

38. Haftada Gebelik


Bebekteki Değişiklikler
Gebelik, 3 trimester halinde; ilk, ikinci ve son trimester bölümlendirilmektedir. Son trimesterde (son 3 ay) doğuma hazırlık başlar ve doğumla sonlanır. 38. haftada bebek yaklaşık olarak 3100(2500-3650) gram ağırlığındadır. Poposundan başına uzunluğu 35 cm. olup toplam uzunluğu 48 cm' ye ulaşmıştır. Boyutlarında pek fazla bir değişiklik yoktur ancak bebek, hamileliğin son bir ya da iki haftasında da kilo almaya devam eder. Bu haftada bebekler günde yaklaşık olarak 25-30 gram almaya devam ederler. Genelde kız bebekler erkek bebekle nazaran daha az yağ depolarlar ve bu nedenle daha hafif doğabilirler. Bunun yanı sıra bebek artık yeterli koordinasyonu sağlayacak kapasiteye sahiptir ve elleri ile cisimleri rahatlıkla kavrayabilme yetisine sahiptir. Artık rahimde kıpırdayabileceği yer kalmamıştır ve tüm organları gelişmiş durumdadır. Ayrıca bu haftada bebeğinizin kafa çevresi ile karın çevresi yaklaşık olarak birbirine eşittir. Yağ birikimi giderek yavaşladığından dolayı benzer ivmeyle kilo alımı da yavaşlamaktadır. Bebeği kaplayan tüylü lanugo tabakasının çoğu kaybolmuştur ve peynir benzeri tabaka, "vernix caseosa" da yok olmuştur (bir kısmı doğumda kalabilir). Her ikisi de, diğer sekresyonlarla birlikte bebek tarafından yutulacak ve bebeğin bağırsaklarında tutulacaktır. Bunlar bebeğin ilk bağırsak hareketleriyle atılan siyah renkli bir dışkıyı, oluşturacaktır. Bu maddeye "mekonyum" denmektedir.
Annedeki Değişiklikler
38. haftadan itibaren doğum sancılarının artık her an gelebileceğini dikkate alınmalıdır. Bu haftadan itibaren artık doğum sancıları her an başlayabileceğinden sancıların nasıl birşey olduğu hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Gerçek doğum sancılarının en önemli özelliği, düzenli aralıklar ile olmasıdır. Bunlar 10 dakikada ortalama 3 kez ortaya çıkar ve her bir kasılma yaklaşık 50 saniye sürer. İstirahat etmek ile geçmeyecektir ve sancıların şiddeti de zaman içerisinde giderek artacaktır. Bu haftaya kadar rahim ağzınız ve onu rahim içine bağlayan kanal sümüğümsü bir tıkaç tarafından doldurulmaktaydı. Bu mukus tıkacın amacı rahminizin içini ve bebeğinizi vajinadan gelebilecek mikrop ve enfeksiyonlara karşı korumaktır. Bu mukus tıkacın vajinanızdan gelmesi doğumun belirtilerinden biridir ve halk arasında "nişan gelmesi" olarak adlandırılır. Nişan doğumdan birkaç hafta önce gelebileceği gibi sadece bir kaç saat önce de gelebilir. Nişanı genelde kanlı sümüğümsü bir akıntı şeklinde hissedersiniz. Nişanın atılmasından iki gün sonra doğum genellikle başlar. Eğer kasılmalar düzene girmiş ve geçmiyorsa hastaneye gitme zamanı gelmiş demektir. Genellikle doğumların %75'i, 38. ve 42. haftalar arasında gerçekleşir. Yaklaşık %5 anne adayında doğum eylemi 42. hafta dolmasına rağmen başlamaz. Geri kalan %20 anne adayı ise bebeğini 38. haftadan önce dünyaya getirir.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

39. Haftada Gedelik



Bebekteki Değişiklikler
Bu haftanın sonunda bebek yaklaşık 3250 gram ağırlığında ve boyu da yaklaşık 51 cm. kalınlığında olacaktır. Ve haftalardır besinleri plasentadan bebeğe taşıyan göbek kordonunun şu anda boyu 50 cm. ve kalınlığı 1.3 cm kadardır. Rahmin tamamını doldurduğundan göbek kordonunun sıkışması veya bebeğin etrafına dolaşması olasılığı da vardır. Artık bebek çok sık uyumaya başlamıştır. Büyük gün çok yaklaşmıştır ve güç toplamak için uyumaktadır. Bebek % 96 ihtimalle, önce başın doğum kanalına girdiği bir pozisyonda bulunmaktadır. İçeride bebeğin artık pek fazla yeri kalmamıştır ve bebek kocaman olmuş durumdadır. Bebek artık annenin hem mesanesini dirsekleyip hem de ayak parmağını kaburgalara kadar uzatacaktır. Bebek halen bağışıklık sistemi açısından tam gelişmemiş durumdadır ve çocuk esi (plasenta) aracılığı ile anneden antikorları almaya devam etmektedir. Anne adayından geçen antikorlar bebeğin doğum sonrası en az 6 ay süreyle enfeksiyonlara karşı mücadelesinde yardımcı olacaktır.
Doğumdan sonra bebek, bazı antikorları (Ig A) sütten almaya devam edecektir. Bebeğin cildini kaplayan vernix ve lanugo tabakaları büyük oranda kaybolmuş durumdadır. Ayrıca bebeğin vücudundaki kısa tüycükler neredeyse kaybolmuş durumdadır. Bir miktar omuzlarında, kollarında ve bacaklarında kalmış olabilir. Ancak bu tüycükler zaman içinde tamamen ortadan kaybolacaktır. Bunun yanı sıra, bebeğin akciğerleri olgunlaşmaktadır ve dış dünyada görev almak için tamamen hazır hale gelmiştir. Bebek, doğum sonrasında vücut sıcaklığını ayarlamaya yardım edecek olan yağ depolarını biriktirmeye devam etmektedir. Normal yağın yanı sıra ense ve boyun kısmında, omuzları arasında ve iç organlarının etrafında özel "kahverengi" bir yağ biriktirmektedir. Bu kahverengi yağ hücreleri ilk haftalarında ısı üretmek için çok önemli olacaktır. Ve ayrıca bebeğin akciğerleri olgunlaşmaya devam etmekte ve sürfaktan üretimi artmaktadır. Son haftada anne adayının amniyon zarı her an açılabilir ve sularının gelebilme ihtimali vardır. Bazen bardaktan boşalırcasına hızlı ve fazla miktarda olan bu olay bazen de çok yavaş olabilmektedir. Hatta anne adayı kendini idrar kaçırırmış gibi hissedebilmektedir. Miktarı ne olursa olsun suların geldiği düşünülürse zaman kaybetmeden muhakkak doktoru aramalı ya da hastaneye gitmelidir.
Annedeki Değişiklikler
Hamileliğin bu son günlerinde anne adayı oldukça ağırlaşmıştır ve rahatsızlık hissedebilir. Ayrıca bebeğin doğum kanalına yerleşmesi (inmesi) nedeniyle bedenin ağırlık merkezi değiştiğinden denge kurmakta zorluklar yaşanabilmektedir. Bunun yanı sıra zaman zaman bacaklardan başlayıp vajina içine doğru ilerleyen titreşimler hissedilebilir. Bu elektrik çarpmasına benzer titreşimlerin nedeni bebeğin doğum kanalına yerleşirken rahmin etrafındaki sinirlere baskı yapmasıdır. Anne sahte doğum sancılarını bu hafta hissetmeye de başlayabilmektedir. Rahim ağzı, doğum için açılmaya hazırlanmakta ve mesaneye yapılan baskı da artmaktadır. Rahim ağzı (Serviks) giderek doğuma hazır hale gelmektedir. Daha kuvvetli kasılmalar hissedilebilir. Bebek ise doğuma neredeyse tamamen hazır durumdadır. Eğer sezaryen olunacaksa bu haftadan sonra herhangi bir gün doğum güvenle planlanabilir. Bazı durumlarda ise normal doğum planlanan gebelerde doktor suni sancı vererek doğumu gerçekleştirebilmektedir. Her annede doğum, kasılmalarla başlamayabilir. Doğumun bir diğer işareti olan amniyon kesesinin yırtılması da her an gerçekleşebilir. Amniyon kesesi yırtıldığında bazı kadınlarda aniden şiddetli bir su gelmesi olur, bazı kadınlarda ise sadece azar azar devam eden nemlenme olur. Kanama olduğunda, bebeğin hareketlerinde azalma hissedildiğinde, suyun geldiğini düşünülürse veya düzenli kasılmalar başladıysa derhal doktor haberdar edilmelidir.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik

Gebelikte 40. Hafta


Hamilelikte 40. hafta anne adayları için, uzun bir hamilelik sürecinin bitiş çizgisini geçmeye bir adım kaldığını göstermektedir. Artık anne olmaya ramak kalmıştır ve doğum belirtileri anne adayları tarafından yoğun bir şekilde hissedilmeye başlanır. O halde uzun bir süre sabırla bekleyişin ardından 40. hafta anne adayları ve bebekleri için gelişim ve değişim açısından neler olmaktadır?
Doğumun yaklaşmasıyla birlikte anne adaylarında gözle görülür doğuma hazırlayıcı gelişimler meydana gelmektedir. Öncelikle bu hafta içerisinde doğum olma ihtimali çok yüksektir. Vücudun denge merkezi değiştiğinden anne adayı dengesini sağlamakta güçlük çekebilir. Peki kesin doğumun başladığına dair belirtiler neler olabilir? Eğer kanlı sümüksü akıntı geliyorsa bu 12- 24 saat sonra artık doğumun başlayacağına dair önemli bir işarettir. Amniyon zarının her an açılabilme ihtimali yüksektir ve sonuç olarak anne adayının suyu gelebilir. Bu su çok fazla ya da az olabilir. Ancak suyun miktarına bakılmaksızın doktora başvurulması gerekmektedir. Giderek şiddeti artan ve dayanılmaz hale gelen sancılar da doğumun gerçekleşeceğinin belirtileri arasında yer almaktadır. Sonuç olarak, derhal hastaneye gidilmesi gerekir. Bunların dışında, 40. hafta ilk defa anne ve baba olacak adaylarının beraber geçireceği son zamanlardır. Bundan sonra, artık aileye yeni bir birey katılacak ve yeni bir düzen kurulacaktır. Be sebeple, çiftlerin son zamanlarını bunu bilerek, kendilerini artık yeni bir değişim için hazırlıklı hale getirmiş olması gerekir.
40. haftada bebek ise artık vücudun belli gelişimsel özelliklerini tamamlamıştır. Ortalama kilosu 3400 gram olurken boyu ise 48-50 cm’dir. Bebeğin cildini kapsayan verniks adında kremsi madde artık ortadan kaybolur ve buna ek olarak tüyler de yok olmaktadır. Bebek artık gelişimsel özelliklerini tamamladığı ve büyüdüğü için anne karnında hareket edememekte ve artık dışarı çıkmayı beklemektedir. Bu haftada bebeğin cilt tonu ise pembe ve kırmızı renkte olduğu söylenebilir.

Kaynak : www.leyleklergetiridi.com
Hafta Hafta Gebelik